6 Şubat 2023 Pazartesi sabah 04:17’de meydana gelen depremi Sivas’ta da hissettik. Bizi uykudan ne oluyor diye uyandıracak, mutfak dolap kapaklarını açacak kadar şiddetli idi. İlk şaşkınlığı atlattıktan sonra evin dışına çıktık, dışarıda kar yağıyordu ve bir müddet dışarıda toplanma alanımız olan çocuk parkı yanında araç içinde kaldık. Depremin nerede olduğunu DMR amatör telsiz haberleşmesiyle öğrendim ve birçok ilin etkilendiği telsiz çağrılarında ifade ediliyordu. Saat 05:19 da cep telefonuma gelen “Acil! Acil! Acil! Kahramanmaraş Pazarcık ilçesinde meydana gelen deprem nedeniyle AFAD ekiplerimizle beraber göreve çıkacak şekilde ivedi Sivas AFAD İl Müdürlüğüne gelmeniz önemle rica olunur.” mesajı üzerine 15 dakikada gerekli hazırlığı yaparak, hazırda bekleyen izcilik sırt çantamı, uyku tulumu ve matımı alarak evdeki hane halkıyla helalleşerek yola çıktım, sokakta rastladığım ilk aracı durdurarak beni Sivas AFAD İl Müdürlüğüne bırakmasını rica ettim, sağolsun kim olduğumu bile sormadan hayhay diyerek bıraktı. Orada kurum bilgilerimiz ile kişisel bilgilerimizi aldılar ve Sivas Valiliğinin tahsis ettiği minibüsle 19 arkadaş saat 06:05’de Kahramanmaraş’a doğru hareket ettik.

Kahramanmaraş’a Sivas, Şarkışla, Pınarbaşı, Göksun yol güzergahını kullanarak ulaştık. Sivas’tan yola çıktığımızda hafif karyağışı vardı. Pınarbaşı Göksun arası çok yavaş ilerledik önümüzde greyderin karı sıyırarak yolu açtığı zamanlar oldu. Kahramanmaraş AFAD İl Müdürlüğüne çevre illerden ilk ulaşan ekiplerdendik, kaydımız yapıldı ve sahaya yönlendirildik. Arama-kurtarma faaliyetlerimiz başlamış oldu.
7. Gün
Kahramanmaraş'ta depremin 7. günü Ebrar Sitesi enkazındayız. Geçtiğimiz 3 gün Pazarcık ilçesinde çalıştıktan sonra bugün Kahramanmaraş merkeze tekrar geri döndük. Enkazda AFAD ekipleri ve STK'lar çalışıyor ortamda Çinliler de var. Ara sıra tam sessizlik komutu veriliyor iş makineleri, jeneratörler susturuluyor dinleme yapılıyor. Sonrasında hiltiler çalışıyor, molozlar büyük çöp konteynerına kovalarla doldururuluyor vinçle yukarı çekiliyor.

Arama-kurtarma çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Güvenlik güçlerince enkaz emniyet altına alınmış bizde enkaz üzerine arkadaşlarla keşikleme çıkıyoruz. Ortam tozlu ağız burun maskeyle kapalı olduğu halde bazen tozun ağırlığını kirpiklerinizde hissediyorsunuz, gözlük herzaman işe yaramıyor. Yoğun tempoda çalışınca haliyle dinlenme ihtiyacıda oluyor kısa bir süre. Çalışmada kesinti olmasın diye birbirimizin yerine geçiyoruz. Herkesin amacı bir cana ulaşmak.
Dinlenme yakın mesafedeki yeşil alanda. Bir mola anında ağzımı burnumu yıkarken Sivas Köftesi kokusu geldi. Arkaya döndüğümde 20-25 metre ötede uzunca ayaklı bir ızgara kurulduğunu gördüm. Yaklaştım selam verdim. Gençler köfteleri diziyorlar Sivas Köftesi mi dedim.
Aleyküm Selam Hacı Abi. Sivas Köftesi, Sivas’tan şu transporter araçla geldik dedi birisi. Gayri ihtiyari bende Sivas’lıyım dedim.
4 genç yaşları 18-25 arası. Hani bizim Z kuşağı diye adlandırdığımız tipte. Yaptıkları işi kararlı ve gönülden yapıyorlar. Hemen birisi elime yarım ekmeği tutuşturdu. Buyur Hacı Abi tadına bak. Bir diğeri 1 kase yoğurt doldurdu kovadan. Açlığım yok vs. dedimse de beni süzerek sizin yoğurda ihtiyacınız var dedi öteki. Yaklaşık 3 saat oraya gelenlere tahminen 500 ekmekarası Sivas Köftesi pişirip ikram etti gençler. Üzerlerinde STK yelekleri yok. Organizasyonu kendileri yapmışlar.
Bunları niye yazıyorum; bizim insanımızın mayası sağlam. Helal süt emmiş. 4 genç biraraya geliyor, belki işinden izin alıyor, bulduğu aracı ihtiyaç olan bölgeye sürüyor, vazifesini yapıp ortamı sessizce terkediyor.
Helal Olsun Yiğido Gençlere...

Kaleminize sağlık