Gece geç vakit ailece araçla ilçeden il merkezine dönüyorum. İl girişinde trafik kontrol noktasında Memur Bey'in dur işareti ile durdum. Önümde duran 2 motosikletli hareket etti. Sol camı indirdim içeri karanlık Memur Bey'in birinin elinde cihaz var, diğeri arabanın içini dışını süzdü.
Arabayı süzen düğünden geliyorsunuz galiba, "iki bardakta atmışsınızdır" dedi. Arabanın kapı kollarında düğün konvoyu alameti tül krepler vardı. Mahcup oldum. Estağfurullah düğünden geliyoruz dedim. Çünkü bana uzak olan, lügatimde olmayan kelimeler kullanmıştı. Bu arada araç içi aydınlatmaları açtım. Arabanın içini daha net görünsün diye.
-Üfler misiniz?
-Tabii üflerim. Abdestim de var, hem de okur üflerim. Besmele çektim. Üfff
-Daha güçlü
-Üffffff
-Tamam.
-Diğer Memurla göz göze geldik. "Amca iki bardak çay içmiş." dedi.
-Elinde cihaz olan devam edebilirsiniz dedi ve hareket ettik.
Araba olan küçük kızım baba bak Memur Bey sana nasıl not verip çark etti dedi. Ben de kızım akşama kadar bin bir türlü insanla karşılaşıyorlar, hele nöbet sonuna doğru performansları düşüyor diyerek topu taca attım.
Ama yaşanan nezaketten uzak, tam iletişim faciasıydı.